Kelimelerin gücü

Gün içerisinde kullandığınız cümlelere hiç dikkat ettiniz mi ? En basitinden Nasılsın ? sorusuna nasıl cevap verirdiniz ?

 

Çevremizdeki çoğu insan “Nasılsın ?” sorusuna ya “iyiyiym” ya “sürünüyorum” ya “ idare eder “  “eh işte “ vb bunun gibi ya olumsuz yada belirsizlik içeren kelimelerle yanıt veriyoruz.

 

Gün içerisinde söylediğiniz bir çok kelime sizin ruh halinize istemli yada istemsiz modlar enjekte eder. Şunu kendinizde deneyin mesela. Enerjiniz düşük olduğu anlarda kendinize “ Süperim” “Kendimi çok iyi hissediyorum” gibi telkinler verin. Bu cümleler tabiiki sihirli değnek gibi bir anda modunuzu yukarıya çıkarmaz ama kendinizi takip ederek modunuzun nasıl yükselişe geçtiğine şahit olabilirsiniz.

 

Eğer genellikle “idare eder”  durumundaysanız ve bu cümleyi sürekli kuruyorsanız siz sürekli idare eden pozisyonda kalırsınız. Ya da “sürünüyorum” cevabını veriyorsanız tabiri cazise bahsettiğiniz şekilde sürünme(!) pozisyonunda kalırsınız.

 

Bilinçaltının doğru veya yanlış karar mekanizması yoktur. Şaka anlamaz. Yani bir ortamda sırf şaka olsun diye nasılsın sorusuna “sürünüyorum” cevabını vermişseniz bilinçaltınız bunu emir olarak alacak ve sistemi ona göre kuaracaktır. Yani gerçekten süründüğünüz(!) bir moda geleceksiniz. Tabiiki bu cümlelerin sıklığı ve cümleyi kurduğunuzdaki duygu durumunuz da çok önemlidir.

 

Kelimelerin gücü gerçekten azımsanmayacak kadar büyük. Kendinizi programlıyorsunuz bir nevi. Dilinizden ne dökülüyorsa o na dönüşüveriyorsunuz. O yüzden bir cümle kurarken iki kere düşünmekte fayda var.

 

Bu negatif frekanslı kelimelere başka bir örnek ise “Nefret ediyorum” cümlesidir. Günlük konuşmanızda ne kadar fazla kullanıyorsanız o kadar karamsarlık ve olumsuzluk peşinizi bırakmaz. Kendinizde test edin bunu. Örneğin 1 ay boyunca  bu “ Nefret ediyorum?” cümlesini kullanmayın. O cümle ağzınızdan çıkacakken kendinizi durdurun. Alternatif cümleler bulun örneğin “ bunu tercih etmiyorum “ gibi. Bakın hayatınızda ne gibi değişiklikler olacak.

 

Bazı insanların başlarına hep korktukları şeyler, olaylar, durumlar vs gelir hiç dikkat ettiniz mi ?.  Sonra da “ Ben demiştim” derler. Bu olasılığın iki yansıması vardır. Birincisi o istemediği olay her ne ise onu sürekli telaffuz ederek hayatına çekmiştir. Diğeri ise o olay yada durum her ne ise ondan korkuyor olmasıdır. Korku frekansı en yüksek frekanslar arasındadır. Yani olmasını istemediğiniz bir olay varsa üzerinde sürekli düşünüp adeta çekim girdabı oluşturursunuz. Bunun yerine olmasını istediğiniz olaya yoğunlaşarak bilinçaltınızı o tarafa yönlendirin. Örneklendirmek istersem Mesela bir sınavdan mı korkuyorsunuz ? Şunu yapmayın “ kesin kötü geçecek” “düşük puan alırsam ne yaparım” gibi olumsuzluk içeren cümleler kurmayın. Onun yerine sınavı kazandığınızı imgeleyin.

 

Sınav örneğinden gidecek olursam. Şu yöntemi de denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Kendinize sürekli sorular sorun. Ve kendinize cevaplar verin.  Örneğin “sınavı kazanamazsam ne olur “ sorusuna “ dersten kalırım” diye cevaplayın. bu sarmalı devam ettirin. Örneğin “ dersten kalırsam ne olur ?” sorusuna “ belki sınıfta kalırım “ deyin “ sınıfta bir sene daha kalsam ne olur “ sorusuna  “ ailem kızar “ deyin ve bu şekilde en kötüsü ve en dip şekilde soru sormaya ve cevap vermeye devam edin. Göreceksiniz ki kuyunun dibine indiğinizde bilinçaltınız rahatlayacak. Çünkü hayalinizde en kötüsünü yaşadınız. Unutmayın ki bilmediğiniz şey size stres yaratır. Siz o evreleri kendinize sorular sorarak ve cevaplar vererek yaşadınız ve en dibe kadar geldiniz. Bundan daha ilerisi yok. Hal böyle olunca o korktuğunuz durum her ne ise artık öyle bir korkunuz kalmamış olacaktır.

 

Kelimelerin gücüne tekrar dönecek olursam, Sürekli yapma, etme, yapmamalıyım, etmemeliyim gibi kelimeler kullanmayın. Bilinçaltınız kelimenin köküne bakar. Ne demek bu ? Yani bir olayı kendinize sürekli “hasta olmamalıyım” diye telkin ediyorsanız. Bilinçaltınız “Hasta ol” yada “Hasta” kelimelerini algıladığı için kendinizi bir süre sonra kötü hissedersiniz ve muhtemelen hasta olursunuz. bunun yerine yine “ hasta olmamalıyım” cümlesi üzerinden gidecek olursam “Sağlıklıyım” yada “Sağlıklı olmalıyım” gibi cümlenin “Sağlık” tarafının baskın olduğu cümleler kurmak gerekir.

 

Bilnçaltınızı bir çocuk gibi düşünün onu sürekli sevgiyle besleyin. Sevgi dolu düşünceler geçirin aklınızdan. Bu demek değildir ki dünyayı toz pembe görün. Hayır tam aksine olaylara sadece  at gözlüğü ile bakmayın. Yani birisi veya bir olay hakkında kesin hükümlü konuşmayın, “kesin şu sebeple yapmıştır” demeyin mesela. Kafanızda şüphe var ise muhatabına sorun düşüncenizi netleştirin. Unutmayın ki bilgi özgürlüktür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir