Yok ! Yok ! Yok !

İnsanlar geçmişten bu yana hep var olana değil de yok olana odaklıdır. Bunu bilinçli şekilde değil tamamen alışkanlık ve bilinçdışı sebeplerden ötürü yaparlar.

“Yok” olana odaklanmak

Ne demek “Yok olana odaklanmak ?” yani elinde hali hazırda var olan dikkatini çekmiyor tam aksine yok olan yani olmayan şey dikkatini çekiyor. Geçmişte bu konuya az da olsa değindiğim Kötüye odaklanma An da kal makalemde çok çok kısa bir bilgi ve hatta bir örnek vermiştim. Orada verdiğim örneği tekrar burada da vermek istiyorum.

Dişçiye gidip bir dişinizi çektirdiğinizde diliniz bir süre o boşluğa kayar ve saniyelikte olsa kötü hissiyat yaşatır. Nedir bu hissiyatlar ? Örneğin daha önce diş doktoruna gidip diş işlemi yaptırmamış birisi iseniz “Yaşlanıyorum artık” hissiyatı getirebilir. Ya da ” dikkatli olmazsam başıma daha kötüsü gelebilir ve tüm dişlerimi kaybedebilirim” korkusunu getirebilir.

Aslında bu gelen hissiyatlar odak kaymasıdır. Evet Odağını sürekli bir yerde tutmak ilk zamanlarda oldukça zor olacak fakat bunun üstesinden gelmek oldukça kolaydır hatta durumu otomatik pilota bağlaman dahi mümkün. Bu nu başka bir yazımda ayrıca paylaşırım. Şimdi gelelim tekrar konumuza.

O diş olmasa bile sen  beslenmene devam edebilirsin değil mi? hiç bir şekilde hayati durumuna zarar vermez. Yani ah vah etmene gerek yok bu durum için. Çünkü bilirsin ki ya yeni bir dişin çıkacak tekrar, ya da yenisini yaptıracaksın. Kaldı ki yaptıramasan bile paragrafın başında da söylediğim gibi sağlığını etkileyecek hiç kötü bir durum yok. Burada odak noktan sağlığın olmalı.

Bazı sosyal medya gruplarına üyeyim, okuduğum o kadar çok serzeniş var ki.

Farkındalığınız geliştiği zaman bu serzeniş sahiplerine üzülüyorsunuz. Çünkü onların, o anda yük olarak sandığı şeylerin aslında ne olduğu, hangi sebepten kaynaklandığını ve bu durumu yaşayan kişinin nasıl kurtulacağını  biliyorsunuz ama bunu karşı tarafa anlatmak oldukça zor olacağı için vazgeçiyorsunuz. Çünkü buna harcanacak olan enerji oldukça değerli.

Odaklanmanın hayata etkisi ?

En yakınlarından bile bu yokluk isyanını duyman olasıdır. Hatta kendi  kafanda konuşan o maymuncuk bile sürekli yok olanı hayatına çekmek ister. Mesela evin var işin var ama borçlarından yakınıyorsun.  İşte tam da burada büyük resme odaklanman gerek. Hemen bir senaryo düşünelim eğer evin olmasaydı mevcut borçlarının üzerine ev kirası eklenebilirdi değil mi yada aynı şekilde eğer işin olmasaydı en kötü peyder pey ödeyeyebileceğin borç için “nasıl öderim bunu” diye kara kara düşünüyor olurdun değil mi?

Halbu ki EVİN de var İŞİN de! işte bunu, o maymuncuk konuştuğu zaman yüksek sesle kendine hatırlatman gerek.

İnsanların çoğu zora düştüğü, aniden bir sıkıntı içine girdiği zaman hemen o olumsuz düşünce girdabına kapılıveriyor. Eğer kendine gelip “napıyorum ben” sorusunu cevapladığında ve kendine yeni bir rota çizdiğinde, o girdaptan kurtulma biletini alıyorsun.

Tam aksine düşünceler düşünceleri kovaladığında ise o girdabın içinde kaybolup gidiyor sonucu ise depresyon oluyor.

Böyle sorunlar oluştuğu zaman hemen elinizdekilere odaklanın. Çünkü neye odaklanırsanız onu büyütürsünüz. Borcun içindeyken yine borcu neyle ödeyeceğinize odaklanırsanız sadece borcunuzu büyütmekle kalırsınız.

Bunu somutlaştırmak için kendinize şu simülasyonu yapabilirsiniz. Kendinizi bir ayna olarak simgeleyin. Aynaya hangi görüntüyü verirseniz ne yöne çevirirseniz tam karşısındaki görüntüyü çoğaltır değil mi? Siz de ayna olarak hangi yöne bakarsanız onu çoğaltırsınız. Yine ayna olarak somut örnek veriyorum bir çiçeğe bakarsanız o çiçeği çoğaltırsınız aynı şekilde kötü görünümlü bir şeye bakarsanız da o çoğalacaktır.

Hemen her ne şekilde bir sorun yaşıyorsan elindekilere odaklan. Yapabileceğin şeyler illaki vardır. Aşırı düşünmek, aslında olmayan problemleri var mış gibi algılamana neden olur. O yüzden gereksiz şeyleri, halledilebilecek olan şeyleri düşünmekten vazgeç enerjini asıl sorun olan şeyler için harca.

Hayatını iyileştirmek senin elinde. Sana Polyanna ol demiyorum fakat her durumda senin için iyi birşeyler saklı olduğunu bil. Evren bu şekilde çalışıyor çünkü.

Hayatının Kontrolünü Eline Alman için gereken 5 Bilgi

  1.   Güne başlarken meditasyon yapdaha önce hiç yapmadıysan en azından dene hiç bir şey kaybetmezsin. Ben genelde bu meditasyonu yapıyorum. Yine aynı şekilde Tuncay Yeşilpınar’ın meditasyonlarından da kendimi akord etmeyi öğrendim.
  2.   Yatmadan önce ve sonra Su içBunun için yatağının yanında su bulundur. Sabah kalkar kalkmaz su içmek sana enerji verecektir. Özellikle Suyu kodlayarak içmek sana muazzam güç verecek. Suyu Kodlamak ile alakalı yazımı daha sonra paylaşacağım.
  3. Olumsuz olaylardan sonra “Bunun bana hediyesi nedir?” deAslında bu durumun bilinen karşılığı “her şerrin içinde bir hayr vardır” cümlesidir. Evrenin sana hiç bir garezi yok ve başına binbir türlü bela açmak için uğraşmıyor. Sadece yaptığın seçimler her ne ise onu yaşaman için gerekli olan ortamı sağlıyor. Bunu unutma ve seçimlerine dikkat et.
  4. Her gün 3 tane Teşekkür sebebi BulTeşekkür sebeplerini derin düşünceye dalarsan görebilirsin ve bir başladığın zaman devamı çorap söküğü gibi gelir. Örneğin, sabah yatakta gözlerini açtığın anda derin bir nefes al ve nefes alabildiğin için teşekkür et. işte bu kadar basit. 1. teşekkür sebebini buldun diğer 2 si sende..
  5. Nefes Egzersizi Yap – Nefes hayatımızda o kadar önemli ki. Aslında bir nevi vücudunun direksiyonu, nefes alış-veriş şeklin olduğunu biliyor musun ? En son ne zaman derin derin nefes aldığını düşün eğer günlük olarak nefes egzersizi yapmıyorsan muhtemelen bu zamanı hatırlamayacaksın. Çünkü sadece hayatı idame etmek için yani ölmemek için nefes alıyorsun. Halbuki durum bundan daha derin ve detaylı. Derin derin nefes alarak vücuduna verdiğin mesaj “rahatla ! Güvendesin !” mesajıdır. Vücudundaki hücreleri gevşetmek istersen günde 5 dk derin derin nefes alıp ver. Yine nefesin hayatımıza kattığı mucizeleri bir başka yazımda anlatacağım.

 

Şimdilik sevgiyle kal.. Beni takip et..